DESTEKLEYİCİ VE TEDAVİ

EDİCİ YAKLAŞIMLAR

dr haluk alan

DÜZENLEYİCİ TIP

AKupunktur TEDAVİSİ

Dr Haluk alan

beden ve ruh 

BİR BÜTÜNDÜR

dr haluk alan

Boyun Fıtığı

Bel- Boyun Ağrıları ve Fıtıklar

Vücudumuzun ağırlığını taşıyan ve destek görevi gören iskelet yapımızın vücudumuzun arkasında kalan kısmına omurga denir. Omurga, omurlardan meydana gelmiştir. Omurga 5 bölümde incelenir. Biz burada sadece boyun, bel ve kuyruk sokumu omurlarından söz edeceğiz.

Boyunda (Cervical- C ile gösterilir) 7, belde (Lumbar- L ile gösterilir) 5 omur yer alır. Özellikle bel bölgesi vücut ağırlığının taşınmasında önemli rol oynar. Omurlar arasında adeta bir amortisör gibi görev yapan kıkırdak yapıdaki diskler bulunur. Bu diskler hem omurganın hareketliliğine katkıda bulunur, hem de amortisör görevleri gereği omurga üzerine binen ağırlığın dengeli bir biçimde dağıtılmasına yardımcı olurlar. Bu diskler çeşitli nedenlere bağlı olarak bozulur ve yanlara doğru taşma yaparlar bu duruma fıtıklaşma denir. En sık fıtıklaşma L4-L5 ve L5-S1 arasındaki omurlarda görülür. Tam da bu noktada kişilere de görevler düşmekte; oturgan değil, hareketli bir yaşam, oturuş ya da çalışma anındaki pozisyon, yük kaldırma ve taşımadaki özen gibi…

Nedenleri

Bel ve boyun fıtıklarının en önemli nedeni; omurganın sağlıklı (ergonomik) kullanılmaması sonucu oluşan mekanik etkilerdir. Günümüz modern yaşamı maalesef hareketsizliği de beraberinde getirmiştir. Masa başında oturarak geçirilen uzun zaman dilimleri, omurgayı zorlayan yanlış oturma ve yatma pozisyonları, yük kaldırma ve taşımada ergonomiye uyulmaması amortisör görevi gören disklerin bozulmasına yol açmaktadır. Mekanik, diğer bir değişle kullanıma özgü nedenlere; ilerleyen yaşla birlikte disklerdeki doğal yaşlanmaları, genetik bozuklukları, yaşanan travmaları, aşırı kilo alımını ve yüzyılımızın sorunu stresi ilave edebiliriz.

Hastalığın belirtileri

En belirgin şikayet ağrıdır. Ağrıyı hareket kısıtlılığı takip eder. Diskin sağlıklı yapısını kaybedip dışa doğru fıtıklaşması etrafta bulunan damar ve sinirlere baskı yapmaya başlar. Bunun sonucu sinirin ulaştığı bölgelerde yani belde ve / veya bacaklarda dayanılmaz ağırılar, hareketlerde kısıtlılık oluşur. Zamanla topallayarak yürüme, bacaklarda uyuşma, kuvvet kaybı ve bacakta incelme ortaya çıkar. Fıtıklaşmanın gerçekleştiği yere göre bazı vakalarda idrar tutamama ve cinsel fonksiyon kaybı da görülebilir.

Bel ve Boyun Fıtığı Teşhisi Nasıl Konur?

Hekim muayenesiyle teşhis konur. Yapılacak görüntüleme tetkikleri hekimin teşhisini onaylamak içindir. Sadece filme bakarak teşhis koymak doğru değildir. Öte yandan  kırıkçı çıkıkçıların ve bel çekicilerin sözüm ona koydukları teşhislere güvenmenin doğru olmadığını da yeri gelmişken belirtelim.

Bel ve Boyun Fıtıklarında Akupunkturla Tedavi

Klasik tıpta bel- boyun fıtık ve ağrıları için;

  • İlaçlı tedavi
  • Fizik tedavisi ve rehabilitasyon çalışmaları
  • Çoğu zaman bu ikilinin birlikte kullanımı ve
  • Cerrahi girişim uygulamaları yapılmaktadır.

İlaçlı tedavide en önemli sorun, uzun vade kullanımlarda mide de sıyrıklar ve ülserler meydana gelmesi ve belki de bir mide kanamasıyla sonuçlanmasıdır. Maalesef bir çok durumda ağrı kesici ilaçlara ilaveten bir de mide koruyucu ilaç kullanılması gerekmektedir. Aslında insan vücudunu bir ilaç fabrikasına benzetebiliriz. Bu ilaçlar akupunktur noktalarına yapılan uygulamalarla vücudun ihtiyacı kadar ve yan etkisiz bir şekilde salgılanır.  Oysa dışarıdan alınan ilaçların bir çok yan etkileri vardır ve kimi zaman asıl hastalıktan daha tehlikeli sorunlara yol açabilirler. Akupunktur tedavi ederken zarar vermediği gibi aksine asli işlevlerinden olan dengeyi sağlar.

Akupunktur bu tür “hareket sistemi” hastalıklarında sadece ağrıyı gidermekle kalmaz aynı zamanda dokunu kendini tamir etkisinden yararlanarak ağrıyı meydana getiren nedeni de tedavi eder.

Vücut ve kulak akupunkturu uygulanarak elde edilen 4 önemli etki ile tedavide başarılı sonuç elde etmek mümkündür.

1-      Ağrı Kesici Etki: İlk seansla birlikte ağrı kesici etki başlar. Vücutta belli akupunktur noktaları aracılığıyla salgılanan Endorfin vücuda özgü çok güçlü bir ağrı kesicidir.

2-      Kas Gevşetici Etki: Yine kulak önündeki bir nokta ve vucüttaki diğer bazı noktalar aracılığıyla kaslarda gevşeme meydana getirilerek fıtık etrafındaki kasılma gevşetilir. Postür rahatlatılır. Bölgesel kan dolaşımı artar. Ağrının azalmasına katkıda bulunulmuş olur.

3-      Ödem Çözücü Etki: Kortizonun ödem çözücü etkisi vardır. Ama akupunkturla bu dışarıdan değil vücuttaki akupunktur noktaları aracılığıyla bizzat vücut içinde halledilir. Böylece kortizonun o bilinen yan etkilerine maruz kalınmamış olur.

4-      Psikolojik Etki: Akupunktur noktaları aracılığıyla salgılanan Serotonin ve Endorfin sayesinde ruhsal rahatlama ve sedasyon elde edilir. Bu da hastanın tedaviye uyumuna katkı sağladığı gibi yaşam kalitesinin artmasına da katkıda bulunur.

Anlatılanlar ışığında söyleyebiliriz ki, eğer hasta akupunkturla iyileşebilecek düzeyi geçmemişse önemli bir tedavi edici yöntem olarak akupunktur kullanılabilir. Böylece ilaçlı tedavi ve cerrahi müdahalenin olası yan etki ve komplikasyonlarıyla karşılaşılmamış olur.