DESTEKLEYİCİ VE TEDAVİ

EDİCİ YAKLAŞIMLAR

dr haluk alan

DÜZENLEYİCİ TIP

AKupunktur TEDAVİSİ

Dr Haluk alan

beden ve ruh 

BİR BÜTÜNDÜR

dr haluk alan

Migren

Migren ve Tedavisi

Migren, epizodlar ya da ataklar halinde oluşan, günlük yaşamı olumsuz yönde etkileyen bir tür baş ağrısıdır. Çoğu kez nedeni tam olarak tespit edilemez ve maalesef bir kısmı ilaç tedavisine de dirençlidir. Herhangi bir yaşta görülebilirse de genellikle başlangıç yaşı 10-30 yaşları arası olup, kadınlarda daha sık görülür.

Ataklar, 4 saatten 72 saate kadar sürebilir. Kişiler genellikle ataklar arasında kendini tamimiyle normal hisseder. Fakat çoğu zaman bir sonraki atağın endişesi içindedirler. Migren yalnızca basit bir baş ağrısı değildir. Kişinin günlük aktivitelerini engelleyen, baş ağrısı yanı sıra birçok belirtiler de gösteren bir durumdur. Baş ağrısına bulantı, kusma, ışığa ve sese aşırı duyarlılık gibi belirtiler de eklenebilir. Hatta, bazı kişilerde ağrı öncesi işitsel (kulak çınlaması v.b.) ve görsel (göz önüne gelen yıldızlamalar v.b.) duyulardan gelen ağrı habercisi uyaranlara rastlanabilir. Bu türdeki migrene de “Auralı Migren” adı verilir. Migren, hem migren yakınması olan kişinin hem de yakınlarının yaşam kalitesini bozar.

Migrenin belirtileri nelerdir?

Baş ağrısı; Genellikle tek taraflı, yoğun ve zonklayıcı tarzda bir baş ağrısıdır. Ağrı öncesinde kısa bir depressif ruh hali, aşırı tepkili olma görülebilir. Ağrı krizleri her gün ya da birkaç ayda bir tekrarlayabilir. 

Görme bozuklukları; Kör noktalar, parlayan ışıklar, görmenin bozulması veya zig zag şekiller görülebilir. Aura olarak adlandırılan bu belirtiler migrenlilerin yaklaşık %15'inde görülür. Aura ile birlikte olan migrene “Auralı migren” denir.

Bulantı ve/veya Kusma ve/veya Diyare (ishal)

Işığa karşı aşırı duyarlılık (fotofobi)

Sese karşı aşırı duyarlılık (fonofobi)

Kokuya karşı aşırı duyarlılık (ozmofobi)

Bunların içinden; bulantı ve veya kusma, ışığa karşı aşırı duyarlılık ve iş gücü kaybından her hangi ikisine maruz kalmış bir kişi için çok kabaca migren hastası (%80-90) diyebiliriz.

Migrenli kişi boyun ve omuzlarda sertleşme, el ve ayaklarda karıncalanma, kafa derisindeki arterlerde belirginleşme ve nabız vuruş genliğinde artış,  konsantrasyon güçlüğü, konuşma güçlüğü ve nadir olarak da paralizi (felç durumu) veya şuur kaybı ile karşılaşabilir. Ses ve ışığa olan aşırı hassasiyet kişiyi sessiz ve karanlık bir yer arayışına iter.

Klasik bir kural olarak denebilir ki, eğer baş ağrısı veya diğer belirtiler sizi normal günlük yaşamınızdan alıkoyuyorsa bu migren olabilir. Lütfen bir hekime müracaat ediniz.

Migreni tetikleyen faktörler kişiden kişiye değişse de en sık görülenleri şunlardır:

                Diyetle ilgili, hormonal veya sistemik faktörler

          Çikolata, turunçgiller, peynir, nitrit/nitratlar, sodyum glutamat

          alkol, özellikle de kırmızı şarap

          aşırı kafein veya kafein yoksunluğu

          menstruasyon (adet dönemleri)

          yüksek tansiyon

          doğum kontrol hapları

          diş ağrısı veya başın bir bölgesindeki ağrılar (örn. gözlerle, sinüslerle veya boyunla ilgili ağrılar). (Dr.H.Eraltan. Yeditepe Üniversitesi Akupunktur Ders Notları- 2012)

 

Migren tedavisinde Psikoterapi ve EMDR kullanımı

Migrenden korunma yöntemi olarak en etkili metodun, “Destekleyici Psikoterapi” olduğu söylenmektedir. (M.Manuel, cilt-2, shf.981).

Kimi zaman baş ağrıları psikolojik sorunların dışa yansıması olarak ortaya çıkabilir. Daha önce Depresyon ve migren tipi baş  ağrıları arasında karşılıklı bağlantıdan söz etmiştik. Travmatik yaşantıların veya stres verici hayat olaylarının kronik baş ağrılarında gerek başlatıcı olarak ve gerekse rahatsızlığın seyrini etkilemesi bakımından birer tetikleyici olarak etkili oldukları söylenmektedir. Bu faktörlerin etkisiyle ağrının sıklık, süre  ve şiddeti zaman içinde artmaktadır. Sonuçta, şiddet arttıkça, baş ağrısının kendisi travmatik bir sorun haline gelmektedir.
          Rahatlama egzersizleri içeren “destekleyici psikoterapiler” ağrı tedavisinde etkili olmaktadır. Özellikle son yıllarda etkinliği bir çok psikolojik sorun ve travma üzerinde test edilip onaylanan
EMDR yöntemi, migren tipi baş ağrılarında da çok olumlu sonuçlar vermektedir. Şiddetine bağlı olarak travmatize bir hal alan migren, EMDR yöntemiyle tedavi edilebilmektedir.

Ayrıca Türkiye Psikiyatri Derneğinin (www.psikiyatri.org.tr/pagepublic.aspx?menu=37) web adresinde yer alan bilgiye göre, genel tıpta ağrıyı ortadan kaldırmak için (migren, gerilim tipi başağrısı, kronik fiziksel ağrılar…) Hipnoz da kullanılabilmektedir.

Migren tedavisinde Akupunktur kullanımı

“Migrenli hastalarda Randomize kontrollü çalışmalarla elde edilen sonuçlar sadece ilaç alan gruba göre, ilaç ve akupunktur uygulanan gruplarda daha başarılı klinik yansımaları olduğunu ortaya koymuştur. (Headache. 2008 Mar; 48(3): 398-407; akt. www.drcakmak.com).

Doç.Dr. Özgür Çakmak hocamızın bu konudaki görüşleri şöyledir: “Akupunktur’un migren ağrısına yönelik etki mekanizmaları birden fazladır. Akupunktur uygulamaları dura adı verilen beyin zarlarının inflamasyonunu ( İltihaplanma) azalttığı, beyin kan akımını yeniden düzenlediği yapılan bilimsel çalışmalarca kanıtlanmıştır. Bütün bu etkilerine ek olarak Akupunktur çok daha önemli bir yolu kullanır; Beyin adaptasyon yeteneği. Harvard Tıp Fakültesince yapılan çalışmalar, Akupunktur’un beyinde vücudu ve yüzü temsil eden alanda (somatosensoryal korteks) oluşan görev dağılım bozukluklarını 1 ay gibi kısa bir sürede haftada 3 kez yapılan düzenli uygulamalar sonucu düzelttiğini ortaya çıkartmıştır. Bütün bu bulgular sonucunda Akupunktur’un migren ve gerilim tipi ağrılarda etkili olduğu bilimsel olarak da ispatlanmıştır.”(clinican.drcakmak.com/irisdetay.aspx?id=19).