DESTEKLEYİCİ VE TEDAVİ

EDİCİ YAKLAŞIMLAR

dr haluk alan

DÜZENLEYİCİ TIP

AKupunktur TEDAVİSİ

Dr Haluk alan

beden ve ruh 

BİR BÜTÜNDÜR

dr haluk alan

Zayıflama- Obesite (Şişmanlık) ve Tedavisi

Şişmanlık (Obezite)ve Tedavisi

Vücut yağ miktarının normalden fazla olmasıyla karakterize bir sağlık sorunu ve hastalıktır. Maalesef halen popülerliğini koruması bakımından sanki sadece bir kozmetik sorunmuş gibi ele alınan obezitenin aslında bir çok organik rahatsızlığı da beraberinde getirdiği bir gerçektir.

Şişmanlıkta karşılaşılan durum aslında bir matematik hesabıdır. Alınan kalorinin harcanandan fazla olması, vücut yağ oranının artmasına, dolayısıyla şişmanlığa neden olur.

Obezite, başta kalp hastalıkları olmak üzere, hipertansiyon, kolesterol yüksekliği, damar tıkanıklığı, şeker hastalığı, inme, solunum hastalıkları, eklem hastalıkları, safra kesesi hastalıkları, böbrek yetmezliği, psikolojik kimi sorunlara yol açan ve bazı kanser türleriyle ilişkili, insanın yaşam kalitesini bozan, insan yaşamını kısaltan ve ölüm oranlarını arttıran ciddi bir hastalık ve sosyal bir sorundur.

          Araştırmalar, 15 kg ve üzeri fazla kilosu olan bireylerin (30-49 yaş) yaşam sürelerinden 7 yıl kaybettiklerini,

          5-15 kg arası fazlalığı olanlarınsa yaklaşık 3 yıl kaybettiklerini,

          İleri obez (BMI > 45) genç bireylerin ömürlerinden 20 yıl ve üzeri kaybettiklerini göstermektedir.

          Yaşamın geri kalan bölümünde de yaşam konforu, kronik hastalık sorunları v.b. nedenlerle kalitesizleşmektedir. (Prof.Dr. T.Aydın. GATA Spor Hekimliği. 2012 Akupunktur Kongresi- Ankara).

Uygarlığın getirdiği kolaylıklar sayesinde, gün boyu oturarak çalışılmakta, geri kalan zamanlar  televizyon ve bilgisayar karşısında geçirilmekte ve hareketsiz bir yaşam hüküm sürmektedir. Bir de buna sürekli bir şeyler yeme alışkanlığı ilave edildiğinde sorun bütün iriliğiyle ortaya çıkmaktadır. Modern hayatın getirdiği günlük stres, kortizol hormonunun fazla salgılanmasına yol açmakta bu da açlık hissini doğurmaktadır. Akupunktur ve tamamlayıcı tıp uygulamaları açlık hissi nedeniyle oluşan  aşırı atıştırma isteğinin önüne geçilmesinde önemli rol oynarlar.

Obezlerin zayıflamak için gösterdikleri bir çok çaba maalesef uygun olmayan yöntemler nedeniyle heba olmaktadır. Emme- basma tulumba gibi her yaz zayıflayıp, her kış kilo alınmaya devam edilmektedir. Bu durum vücudun zaten bozuk olan dengesini daha da bozmakta ve yeni bazı sorunların ortaya çıkmasına neden olmaktadır. Amerika’dan bazı istatistiksel bilgiler şöyle; ABD’de, bütün kadınların % 44’ü, erkeklerin %29’u herhangi bir zamanda bir diyet uygulamış ya da uyguluyor, 15 milyon erişkin, diyet + fiziksel aktivite (en az 150 dk/hf) kombinasyonu uyguluyor, kilo kaybettirici ürünlere ve servislerine yılda 60 milyar dolar harcanıyor, obezite ile ilgili hastalıkların tedavisi için yıllık yaklaşık 100 milyar dolar harcanıyor. Ancak tüm bu uğraşlara ve masraflara rağmen obez sayısında hızlı bir artış yaşanıyor , öyle ki, çocuk ve adölesanlardaki artış %80’leri buluyor!… Bu durum önleyici çalışmaların önemini gözler önüne sermektedir. Sa.B.A. olarak tanımladığım; “Sağlıklı Beslenme Alışkanlığı”nın henüz küçük yaşlardan başlayarak edinilmesi kalıcı bir ideal kilo için büyük önem arzetmektedir.

Obezitenin önlenmesi kadar kilo verilmesini takiben ideal kilonun korunması da önemlidir. Bu durum tek ve herkese aynı uygulanan bir tedavi yöntemini değil, kişiye özel ve kombine (Akupunktur+ Sağlıklı beslenme alışkanlığının ve diğer bazı psiko- eğitimsel çalışmaların yapıldığı, Bilişsel Psikoterapötik Yaklaşım+ Egzersiz + Gerekli görüldüğünde kişiye özel diyet) tedavi yöntemlerini gerekli kılmaktadır.

Medya tarafından sıcak bir gündem olarak canlı tutulan şişmanlık ve tedavileri, çoğu zaman kafa karıştıran ve hatta ölümlerle sonuçlanan diyet programlarından ibaret değildir. Bir hastalık olması nedeniyle mutlaka bir hekim nezaretinde tedaviye alınmalıdır. Şişmanlığın tedavisinde mucize yoktur. Kim size bir mucize diyetten bahsediyorsa inanmayın. Bir ayda 10 kilo gibi kulağa hoş gelen mucizevi yaklaşımlardan uzak durun. Kilo vermenin ideali ayda ortalama 4 kilo civarındadır. Yavaş ama istikrarlı ve kararlı bir şekilde kilo verilmesi esastır. Kısa sürede verilen kilolar yine kısa sürede ama fazlasıyla geri alınabilir demektir.

Her hastalıkta olduğu gibi şişmanlıkta da şişmanlığın olası nedenleri araştırılmalıdır. Bazı nedenlerle meydana gelen şişmanlıkta (metabolik hastalıklar, bazı kronik ilaç kullanımları…) zayıflama tedavileri olumlu cevap vermeyebilir. Bu yüzden kişiler önce modern tıp ve Çin tıbbı muayenesinden geçirilmeli, gerekirse tahlil ve tetkikler yapılmalı, hasta bütüncül bir yaklaşımla bedensel ve ruhsal bir analize tabi tutulmalıdır. Tedavi kişiye özel olmalıdır.

Şişmanlık tedavisinde yapılan en büyük yanlışlardan biri, hastalığa neden olan faktörleri göz ardı ederek; ağır ve riskli diyetler eşliğinde,  kulağa birkaç kalıcı iğne ya da tohum (yapıştırmalı uygulama) takarak iştah kesmeye yönelik yapılan uygulamalardır. Bir yöntem olarak bunlar da elbette kullanılabilir ama esaslı ve bireysel temelli bir teşhisten sonra… Bu durumda belki başlangıçta hemen kilo verilebilir ancak, ideal kiloya inilip, ideal kilonun korunması bakımından(ki asıl amaç budur) yanlış bir uygulamadır. Metabolizmayı bozduğunuzda daha sonra toparlamak bir hayli zor olmaktadır.

       AKUPUNKTUR tedavisi , diyete uyumu kolaylaştıran, açlık hissinin düzenlenmesini sağlayan   (iştah düzenlenmesi), diyet esnasında vücudun şeker dengesini sağlayan, midede oluşabilecek yanma hissinin ortadan kaldırılmasını sağlayan,  kabızlık ve şişkinlik şikayetlerinin olmasını önleyen bir tedavi uygulamasıdır.

Akupunktur uygulamaları başlangıçta haftada 2-3 seans yapılabilir. Bilişsel yönelimli Psiko-eğitimsel yaklaşımlar eşliğinde uygulanan akupunkturla hem iştah azalır, hem de psikolojik hazırlığın verdiği avantajla vücudun çalışma düzeninde her hangi bir bozukluk meydana gelmez. Bu uygulamalara egzersizin (ve gerektiğinde kişiye özel diyetin)  ilave edilmesiyle ideal kiloya olan yolculuk başlamış olur. Gidişata bağlı olarak, daha sonraki dönemlerde seanslar; haftada bire ve sonlara doğru da hatırlatma seansları mantığıyla, 15 günde bir, ayda bir, üç ayda bir şeklinde basamak yöntemiyle sonlandırılır. Bu yöntemle aylık ortalama kilo verme hızı 4-5 kilo civarında olup, zaten ideal kilo verme hızı da budur.

Obesite (Şişmanlık) ve Diyet

Zayıflama tedavisinde aşırı ve kontrolsüz diyetlerden uzak durulmalıdır. Özellikle kendi başınıza, kulaktan dolma yöntemlerle bir diyet programına başlamamalısınız. Her kişinin metabolizması kendine özgüdür. Biri için ideal olan bir yöntem sizin için uygun olmayabilir. Bu konuda mutlaka bir hekime danışmalı onun önerileri doğrultusunda hareket etmelisiniz.

Niçin, gerektiğinde diyet? Çünkü bizim yöntemimizde lahana çorbası, pirinç lapası, tavuk tüketme zorunluluğu yok. Sağlıklı beslenmeyi öğrenmek var. Bilinçlenmek var. Piyasada olan ne? Ayy şekerim valla Ece bir diyet yapmış kıskandım o bıngıl bıngıl göbek gitmiş de çıtı pıtı bir kız gelmiş sanki … hemen bir kopyasını aldım ve dünden beri kullanıyorum… Hanımlarımız arasında konuşmalar genelde bu minval üzeredir. Böyle bir uygulamada sonucun ne olmasını beklersiniz?  Elbette hüsran! Çünkü daha işin başında böyle olmaya mahkumdu. Çünkü o diyet Ece’ye özeldi. Ece’ye iyi geldi diye Pelin’e de iyi gelecek demek değildi. Ve kim bilir kaçıncı bilinçsiz diyet uygulaması da bu şekilde olumsuzlukla sonuçlandığından artık Pelin hanım vazgeçmeye, kısırdöngüye dahil olmaya başlıyor. Bu konuda özgüveni daha da sarsıldığı için neredeyse kendini şişman kalmaya mahkum hissediyor ve sonucu kabulleniyor. Bu durum hiçbir bayanın kabul etmek zorunda kaldığı bir makus talih değil.

Eğer bilinçli diyet uygulaması ve sağlıklı beslenme alışkanlığını kazanırsanız neleri başarabildiğinizi göreceksiniz.  Çok kısa sürede kilo verdirmeyi hedefleyen radikal bir diyet programıyla “kibrit kutusu büyüklüğünde” ama amacı tam saptanamamış sürü mantığına uygun diyetlerin işe yaramadığı aşikardır. Diyet seçimlerinde, belirli yiyecek gruplarına yöneltilmek, kalori ve gram hesabına dayalı önceden belirlenmiş öğünlere sahip olmak önemli değildir. Önemli olan belli miktarda bir kaloriyi almak, bir matematik hesabı içinde olmaktır. Ne kadar kalori aldın ve bunun senin bedenine bir kilo olarak yansımaması için ne yapıyorsun?  Bütün mesele bu!

Bilinçli diyet programlarında uygulanan diyetlerin ortalama 1400-1600 kalori aralığında olduğu bilinmektedir. Dengeli ve sağlıklı beslenme ile bunu sağlamayı öğrenmelisiniz. Sadece lahana çorbası, pırasa haşlaması v.b.yiyerek size dikte ettirilen kısıtlı bir menüyle sadece bir yere kadar gidebilirsiniz. Ama bir gün vücudunuz ve ruhunuz o güzelim yiyecekler karşısında isyan eder ve ortalıkta ne diyet kalır ne de zayıflama… O zamana kadar verdiklerinizi de fazlasıyla geri alırsınız.

Radikal hızlı diyet uygulamalarında günlük kalori miktarı 1200 K. civarındadır. Bilinçli diyet uygulamalarına göre bu tür diyetlerde daha fazla açlıkla mücadele etmek gerekmektedir. Bu sürdürülebilirliği zora sokar. Diyet programı belli bir süre için uygulanabilir ama daha kısa sürede yarıda kesilebilir. Üstelik bu tür hızlı diyetlerde başlangıçta yağlardan daha çok sıvı kaybı söz konusudur. Böylesi durumlarda zamanla metabolizmanın yavaşlayarak kilo kaybına bir direnç geliştirmesi de söz konusudur. Moral yapınızın göçmesiyle birlikte geri dönüşler başlar ve verdiğiniz kiloları hızla ve fazlasıyla geri alırsınız. Sürdürülebilir bilinçli bir diyet (daha doğrusu Sağlıklı- Bilinçli Beslenme Alışkanlığı) orta ve uzun vadede daha fazla işinize yarayacaktır.

Çok çabuk kilo vermek maharet değildir. Aksine tehlikeli bir durum olabilir. Bir daha ve net bir biçimde ifade edelim ki, çabuk ve hızlı kilo vermek demek, çabuk, hızlı ve fazlasıyla kiloları geri almak demektir.

Diyeti Planlarken Nelere Dikkat Edilmelidir?

Diyetiniz mutlaka bir hekim kontrolünde olmalıdır.  Aslında yine burada ifade etmeye çalıştığım, diyet kavramından daha çok, “Sağlıklı- Bilinçli Beslenme Alışkanlığı” dır. Kendi kafanızdan ürettiğiniz ya da bir komşunuzdan aldığınız program size uymayabilir. Eski hatalarınızı tekrarlamayın. Adeta yeni bir yaşam standardı olarak uygulamaya koyacak olduğunuz bu yeni alışkanlığınız adı üstünde aynı zamanda sağlıklı da olmalıdır. Bu yüzden sizi iyi tanıyan ve sizi “siz” olarak takip edebilecek bir hekime ihtiyacınız olacaktır. Sağlıklı gıdalardan oluşan, bünyenize uygun size özel bir programı seçmelisiniz.

Tüketmekten hoşlandığınız sağlıklı gıdalardan, kolay hazırlanabilir ve çeşitliliği olan bir diyet programına sahip olmalısınız. Üçüncü gününde tiksindiğiniz bir diyet programına ne kadar süreyle devam edebileceğinizi düşünüyorsunuz? Yapacak olduğunuz diyet ( yani, Sağlıklı –Bilinçli Beslenme Alışkanlığı) günlük yaşamınızın içinde çok fazla bir dikkat çekiciliğe sahip olmama ve sizi ve çevrenizdekileri rahatsız etmemelidir.

Esnek bir diyet uygulaması her zaman için bir avantajdır. Modern yaşamın kişileri kendilerinin hazırlamadığı yemekleri tüketmeye mecbur kıldığı günümüz dünyasında, farklı kalori düzeylerine sahip gıdaları tüketmek mecburiyetinde kalıyoruz. Eğer esnek bir diyet programına sahip olmazsanız birkaç girişimden sonra programdan kopabilirsiniz. Sonuç yine hüsran olabilir. Buradaki esneklik aynı zamanda kendinize uyan bir diyeti seçmekte esnek davranmayı da içerir. Sağlıklı- Bilinçli Beslenme Alışkanlığı programında ayrıca bir “B” planı zaten verilmektedir.

Herkesin bir ağız tadı vardır. Ben hastalarıma gidin bu öğlen bir güzel “denizli kebabı” yiyip gelin derim. Evet, miktarını ve hangi kısmından yiyeceğinizi bildikten sonra bu güzel yemeği niçin tüketmeyesiniz? Sağlıklı- Bilinçli Beslenme Alışkanlığı eğitiminde söylediklerimizi yerine getirin yeter. Sağlıklı- Bilinçli Beslenme Alışkanlığı belirli ağız tadına sahip bireylerin bu alışkanlıklarını günlük diyet programına uyarlayan bir yöntemdir. Dışarıdan mecburi uygulamalardan daha çok bireye özel bir uygulama daha uzun süreli kullanımı mümkün kılar.

Şişmanlığa neden olan risk faktörleri

Azalmış fiziksel aktivite, enerjik ürünlerin ve besin değeri düşük ürünlerin tüketilmesi, fast- food alışkanlığı, aşırı ve hızlı yemek yeme alışkanlığı,  yaş, cinsiyet (kadınlarda fazla), genetik yatkınlık, psikolojik stres faktörleri, ırksal faktörler, eğitim düzeyi, evlilik, doğum sayısı, sigarayı bırakma, alkol tüketimi, metabolik ve hormonal bozukluklar…  

Şişmanlığın Belirlenmesi

Beden Kitle İndeksinin (BKİ) hesaplanmasından elde edilen rakama göre kişinin normal, kilolu ya da obez olduğuna karar verilebilir. BKİ, kg cinsinden vücut ağırlığının, metre cinsinden boy uzunluğunun karesine bölünmesiyle bulunur. Örnek hesaplama: Boy: 1.60 m, Kilo: 70 kg. BKİ=70/1.6x1.6= 27.34 kg/m2.

BKİ’nin değerlendirilmesi şöyle yapılır: BKİ değeri;

19’un altı ise : Zayıf,

19 ile 24 arası: Normal kilolu,

25 ile 29 arası: Fazla kilolu,

30 ile 34 arası: Şişman,

35 ile 39 arası: Çok şişman (Obez),

40’ın üzeri: İleri derecede şişman (Morbid Obez) olarak yorumlanır.

Şişmanlığa Neden Olabilen Hatalı Davranışlardan Bazıları

Hızlı yemek (şişmanların yaklaşık %85’inin kullandığı yanlış alışkanlık), büyük lokmalar almak, az çiğnemek, öğün atlamak, öğün aralarında sürekli bir şeyler atıştırmak, sıkıntılı veya stresli durumlarda aşırı yemek, ziyaret ve davetlere sık sık katılmak ve  bütün ikramları kabul etmek,  akşam yemeğinden sonra yatıncaya kadar sürekli yemek, su içmemek veya az içmek, özellikle çalışan kişilerde, akşam eve geldikten sonra yemek zamanına kadar atıştırmak ve sonra tekrar yemek yemek, akşam yemeğini geç yemek…

SON SÖZ

Obezitenin önlenmesi kadar kilo verilmesini takiben ideal kilonun korunması da önemlidir. Bu durum tek ve herkese aynı uygulanan bir tedavi yöntemini değil, kişiye özel ve kombine (Akupunktur+ Sağlıklı beslenme alışkanlığının ve diğer bazı psiko- eğitimsel çalışmaların yapıldığı, Bilişsel Psikoterapötik Yaklaşım+ Egzersiz + Gerekli görüldüğünde kişiye özel diyet) tedavi yöntemlerini gerekli kılmaktadır.

Medya tarafından sıcak bir gündem olarak canlı tutulan şişmanlık ve tedavileri, çoğu zaman kafa karıştıran ve hatta ölümlerle sonuçlanan diyet programlarından ibaret değildir. Bir hastalık olması nedeniyle mutlaka bir hekim nezaretinde tedaviye alınmalıdır. Şişmanlığın tedavisinde mucize yoktur. Kim size bir mucize diyetten bahsediyorsa inanmayın. Bir ayda 10 kilo gibi kulağa hoş gelen mucizevi yaklaşımlardan uzak durun. Kilo vermenin ideali ayda ortalama 4 kilo civarındadır. Yavaş ama istikrarlı ve kararlı bir şekilde kilo verilmesi esastır. Kısa sürede verilen kilolar yine kısa sürede ama fazlasıyla geri alınabilir demektir.