DESTEKLEYİCİ VE TEDAVİ

EDİCİ YAKLAŞIMLAR

dr haluk alan

DÜZENLEYİCİ TIP

AKupunktur TEDAVİSİ

Dr Haluk alan

beden ve ruh 

BİR BÜTÜNDÜR

dr haluk alan

Alkol Bağımlılığı

Alkol Bağımlılığı

Alkolizm; “yaşamın bir çok işlevsellik alanında, alkol kullanımından ötürü artık işlevsel olunamamasına karşın alkol kullanmayı sürdürme olarak tanımlanır.” Alkol bağımlılığı 12 aylık bir süre içinde, alkol kullanımı ile ilişkili olarak, üç ya da daha fazla başlıca bozukluk alanında kendini gösteren kompulsif alkol kullanımı örüntüsü olarak tanımlanır. (E.Köroğlu. Psikonozoloji. 2004)

Alkole başlama çoğunlukla daha çok arkadaş grubu ve sosyal içicilik şeklinde başlar. Özel günlerde tek tük keyif amaçlı alkol kullanımı maalesef zamanla durdurulamayan bir noktaya bağımlılığa kadar ulaşabilir. Arkadaş grubu ve sosyal içicilik başlangıç itibariyle önemli olduğu gibi tedavi süreci ve devamlılık açısından da dikkatle izlenmesi gereken unsurlardır. Yine hastalarımızdan gelen bilgiler ışığında söyleyebiliriz ki, meşguliyet ve bir işinin olması durumları alkolle olan ilişkide süreci belirleyen faktörler arasındadır

Kişinin alkolik olup olmadığına karar verirken kullandığımız bazı kriterler vardır:

  • Söz verdiğinden daha fazla miktarda ve sürede alkol alması,
  •  Bırakmayı istediği ve defalarca bırakmayı denediği halde yeniden içmeye başlaması,
  • Zamanının bir bölümünü içmeye ayırması. İçki içme imkanını elde edemediği sosyal aktiviteler, hobiler, başka zevk verici aktivitelerden uzaklaşması ya da tamamen terk etmesi,
  • Kişinin alkole bağlı ya da alkolle artan fiziksel ya da psikolojik bazı sorunlar yaşamasına rağmen, buna aldırmayarak içmeye devam etmesi,
  • Kişi aynı etkiyi elde etmek için içtiği miktarı zamanla arttırır. Zamanla kişide alışkanlık meydana geldiğinden başkaları için çok sayılacak miktarlarda içtiği halde etkilenmez.
  • Alkol almadığı zamanlarda titreme, terleme, çarpıntı gibi yoksunluk şikayetleri yaşaması,

 

Bu maddelerden en az 3’ü bir kişide varsa o kişiye alkol bağımlısı diyebiliriz.

Alkol bağımlılığı tıpkı şeker hastalığı ya da hipertansiyon gibi kronik seyirli bir hastalıktır. Genelde içtikleri miktarları az göstermeye ve alkolik olmadıklarını ispat etmeye çalışan bu kişiler, alkole bağlı yaşadıkları sorunları yadsımak ve  ört-bas etmek eğilimindedirler.

      Bağımlılık sahibi kişiler genelde bulundukları konumun farkında değillerdir. Yaşadıkları onlara olağan gelebilir. Günde 2-3 şişe bira yada başka bir alkollü ürün alan kişi, alkolik olmadığını biranın içindeki düşük orana bakarak söyler ama davranışını görmezden gelir.

Alkol bağımlılığı daha çok erkeklerde görülmektedir. Ancak son yıllarda sigara ile birlikte alkol tüketiminde de kadınlarda artış olduğunu görüyoruz. Genç erişkinlerde tüketim daha fazladır.

Alkol Bağımlılığında Tedavi

Tıpkı sigarada olduğu gibi burada da asıl hedef, sıfır tüketimdir.

Tedavi için önce kişinin içinde bulunduğu durumun farkında olması ve tedaviye kendi isteğiyle katılması bir ön koşuldur. İçgörü kazandırmaya yönelik bu çabalarda motivasyonel görüşme teknikleri kullanılır. Kendisine rağmen bir tedavi mümkün değildir.

Kendi isteğiyle tedaviye katılım durumu akupunkturla tedavide de önemlidir çünkü kişiden, tedaviye başlamadan önce 12 saatlik alkol alınmayan “temiz bir dönem” geçirmesi istenecektir. Tedaviye, zorlama ile katılan bir kişinin bunu gerçekleştirmesi zor olabilir.

Bireysel temelli, toplumsal bir sorun olan alkol bağımlılığı, grup terapileri ve aile terapisi yaklaşımlarından yarar görmektedir.

Adsız Alkolikler gibi destekleyici kuruluşların hem bireysel hem de aile bazında katkıları olmaktadır.

Tedavide geriye dönüşler için ilk 6 ay önemlidir. “Bir kereden hiçbir şey olmaz” ve “sosyal içicilik” gibi sinsi yaklaşımlar tekrar başlamaya ve tüm emeklerin heba olmasına neden olabilir. Bu yüzden sonraki dönemlerde de alkol tüketimini hatırlatacak ortamlardan, arkadaş gruplarından v.b. uzak durmak gerekir.