DESTEKLEYİCİ VE TEDAVİ

EDİCİ YAKLAŞIMLAR

dr haluk alan

DÜZENLEYİCİ TIP

AKupunktur TEDAVİSİ

Dr Haluk alan

beden ve ruh 

BİR BÜTÜNDÜR

dr haluk alan

Akupunktur Tedavisi

Akupunktur tedavisi nedir?

        Akupunktur, Latincede acus=delmek ve punctura= iğnelemek kelimelerinden türetilmiş, etkinliği kanıtlanmış, 5000-6000 yıllık geçmişe sahip, Uygur Türkleri tarafından bulunan kadim bir tedavi yöntemidir. Alternatif bir tedavi yöntemi değildir. Bilakis tamamlayıcı bir tedavi yöntemidir. Son yıllarda yapılan bilimsel çalışmalar;  modern tıbbın bilgileriyle entegre edilerek daha etkin bir şekilde kullanılabileceğini göstermiştir.

Derimizin üzerinde derin doku ve organlara giden noktalar (365adet) vardır. Akupunktur noktaları (vücudumuzun yönetim noktaları) denen bu yerlere çok ince (akupunktura özel) altın, gümüş ve çelik iğnelerle girilerek bozulan denge, enerji akımının sağlanmasıyla düzelmekte ve hastalıklar tedavi edilmektedir. Bu bağlamda akupunktur aslında bir denge tedavisidir.

       Akupunktur tedavilerinde temel yapı; “hastalık değil, hasta vardır” prensibi üzerine inşa edilmiştir. Bu yüzden akupunktur tedavilerinin mantığında, insanı beden ve ruh olarak iki ayrı yapı şeklinde algılamak yoktur. İnsan ruh ve beden olarak bir bütündür. Her bireyin hastalığı kendine özgüdür. Herkese aynı tedavi noktaları uygulandığında hedeflenen başarılı sonuç elde edilmeyebilir. Obesite tedavisinden depresyon tedavisine kadar tüm tedavilerde bu temel prensibe göre hareket edilmelidir.

        Başlangıçta uygulamalar genel olarak vücut akupunkturu şeklinde olmuşsa da daha sonraları baş, el, ayak, ağız, dil ve kulak akupunkturu gibi bir çok alt grup geliştirilmiştir. Alt grupların içinde en yaygın kullanılanı kulak akupunkturudur. Kulak akupunkturu üzerine yaptığı çalışmalarla dünyaca tanınan Dr.Abut hocamızı burada anmadan geçemeyeceğim. Burada zikredilen alt grup uygulamalar hasta ve hastalığa bağlı olarak tek tek ya da kombine bir şekilde kullanılabilir.

Başta ABD ve birçok Avrupa ülkesi olmak üzere yüzü aşkın ülkede akupunktur tedavileri artık resmi bir tedavi yöntemi olarak uygulanmaktadır. Almanya ve Avusturya gibi gelişmiş ülkelerde Akupunktur tedavileri sağlık sigortaları tarafından karşılanmaktadır. Akupunktur tedavileri bugünkü seviyesine özellikle Dünya Sağlık Örgütünün (WHO) akupunktur’u etkin bir tedavi yöntemi olarak kabul etmesiyle gelmiştir. (WHO) Dünya Sağlık Örgütünün de onayından geçen, ağrı tedavisinden depresyon ve anksiyete bozukluklarına kadar bir çok hastalık akupunktur ile tedavi edilebilmektedir.(apps.who.int/medicinedocs/en/d/Js4926e/5.html).

Akupunktur ülkemizde maalesef yanlış anlaşılmaktadır. En baş yanlışlardan biri tıbba alternatifmiş gibi sunulmasıdır. Oysa alternatif değil tamamlayıcı bir tedavi yöntemidir. Bir diğer yanlış, sanki sadece zayıflamada kullanılan bir yöntemmiş gibi lanse edilmesidir. Akupunkturun zayıflamada kullanılması, yüzlerce kullanım amaçlarından sadece biridir.

       İlaç tedavisinin aksine Akupunktur tedavilerinin bilinen, belirgin bir yan etkisi yoktur. Uygulaması kolaydır ve emniyetli bir tedavi yöntemidir. Diğer tedavilerden daha ekonomiktir.

      Tedavi süresi ve sıklığı hastalıklara göre değişir. İğneler ortalama 20 dk. kadar kalır. Hastalar genel olarak 2-3 gün ara ile tedaviye gelirler. Ama bazı hastalıklarda her gün, bazı hastalıklarda da haftada bir tedaviye alınabilir.

      Akupunktur uygulamalarında genel itibariyle ağrı olmaz. Ancak Çince de “çi” diye tanımlanan uyuşma, hafif acı hissi, ağırlık ve gerginlik benzeri bir his oluşur.  Özellikle tecrübeli hekimlerce yapılan tedavilerde her hangi bir komplikasyon gelişmesi de söz konusu değildir.

Akupunktur’un Objektif- Bilimsel Etkileri

İğneleme ile oluşan objektif etkiler altı çeşittir (Dr. A. BİLEN. “Akupunkturun Diyalektiği”. 1993- İzmir):

1-      Analjezik (ağrı giderici) etki: Bu etki ağrı eşiğinin yükseltilmesiyle oluşmaktadır.

2-      Sedasyon (rahatlatıcı, gevşetici) etkisi: Bazı hastalar bu etki yüzünden tedavi sonrası kendilerini dinlendirici bir uykudan uyanmışcasına yenilenmiş, dinç ve dinamik hissederler. Sedatif etki nedeniyle Akupunktur, İnsomnia (Uyku bozuklukları), Anksiyete (kaygı bozuklukları), İlaç bağımlılıkları, epilepsi ve bazı ruhsal problemlerin tedavisinde kullanılabilmektedir.

3-      Homeostatik etki: Vücudun denge haline getirilmesidir. Bu mekanizma bir çok hastalıkta ciddi olarak ayarlayıcı etki yapar ve dengenin orijinal seviyeye gelmesi için gerekli restorasyonun oluşmasında yardımcı olur.

4-      İmmüniteyi yükseltme etkisi: Vücudun hastalıklara karşı direncini arttırır. Bu etki nedeniyle enfeksiyonlarla savaşta Akupunktur çok yararlıdır. Antibiyotik gerektiren enfeksiyon durumlarında akupunktur uygulanırsa antibiyotik alma süresinde önemli derecelerde azalma olur.

5-      PSİKOLOJİK etki: Sedatif (rahatlatıcı, gevşetici) etkisinden farklı olarak, tranklizan (sinirleri yatıştırıcı) ve sakinleştirici etkisi de vardır. Bu etki orta beynin retiküler formasyonu ve beynin diğer  önemli yerlerinden sağlanır. Psikolojik etkinin en net kanıtlarından biri, akupunktur uygulamasını takiben beyin dopamin miktarındaki artıştır. Önemli mental hastalıklarda bu durum tedavi edici rol oynamaktadır. Yine kulaktaki antidepresan noktaya uygulanan altın iğne ile antidepresan etki elde edilebilmektedir.

6-      Motor tamir etkisi: Her hangi bir nedenle meydana gelmiş olan paralizilerde (felç) motor iyileşme akupunktur ile hızlanmaktadır.

Akupunktur ile Tedavi Edilebilen Hastalıklar

(WHO)-Dünya Sağlık Örgütünün raporlarına göre günümüzde bir çok hastalık akupunktur ile tedavi edilebilmektedir. Aşağıda kısaca gruplandırılan bu hastalık ve bozuklukların geniş bir dökümü Dünya Sağlık Örgütünün resmi sayfasında görülebilir.  (apps.who.int/medicinedocs/en/d/Js4926e/5.html).

Romatizmal Hastalıklar ve Ağrılı durumlar: Servikal Artroz (Boyun Kireçlenmesi) - Gonartroz (Diz Kireçlenmesi) - Disk Herniasiyonu (Boyun Fıtığı ve Bel fıtığı) - Siyatik - Romatoid Artrit - Behçet hastalığı - Lupus - Raynaud Sendromu - Tennis Elbow(tenisçi dirsek)-Fibromiyalji (Kulunç) – Nevralji

Üro-Genital Sistem Hastalıkları: Enurezis Nokturna (Gece idrar kaçırma) - Sistit - Prostatit – kadın- erkek Cinsel Soğukluk (Frijidite) - İktidarsızlık (Empotans) - Kısırlık (İnfertilite) - Tüp bebek destek tedavisi- Hamilelikte mide bulantısı ve kusma tedavisi- Polikistik over sendromu- Adet Düzensizliği – Ağrılı adet görme (Dismenore) - Adet Azlığı (Oligomenore) - Menopoz şikayetleri.

Alışkanlık ve Bağımlılıklar: Sigara (tütün) - Alkol – İlaç –Afyon, kokain ve eroin bağımlılığı

Solunum Yolu Hastalıkları:  Allerjik Rinit (saman nezlesi dahil) - Astım - Bronşit - Sinüzit - Larenjit - Farenjit - Tonsillitis - Soğuk Algınlığı - Grip - Kuru Öksürük

Sindirim Sistemi Hastalıkları: Aft (ağız mukoza yaraları) - Diş Ağrısı - Gingivit (Diş eti iltihabı) - Yemek Borusu  Spazmı - Hıçkırık  - Gastrit –Peptik  Ülser- Ülseratif Kolit - Konstipasyon (Kabızlık) - Diare (İshal)

Nörolojik Hastalıkları: Migren - Baş Ağrıları - Facial Paralizi (Yüz Felci) - Trigeminal Nevralji  - Kas Hastalıkları - Meniere Hastalığı

Psikolojik sorunlar: Psikosomatik Hastalıklar (Psikojenik kökenli bedensel rahatsızlıklar)- Stres - Depresyon - Panik atakUyku Bozuklukları - Histeri - KekemelikTikler (Tourette Sendromu) –

Endokrin Hastalıklar: Guatr - Hipertiroidi - Hipotiroidi - Cushing Sendromu –İnsüline bağımlı olmayan Diabet (Şeker Hastalığı)

Kalp - Damar Hastalıkları: Taşikardi - Ritim Bozukluğu - Hipertansiyon - Hipotansiyon

Cilt Hastalıkları: Kronik kaşıntı- Akne (sivilce) - Psöriasis (Sedef hastalığı) – Zona (herpes zoster) - Ekzema – Ürtiker- Allerjik Dermatit - Vitiligo

Diğer: Obezite (Şişmanlık)- Kronik Yorgunluk – El, ayak yanmaları - Aşırı Terleme - Sellülit - Kulak çınlaması (Tinnitus)