DESTEKLEYİCİ VE TEDAVİ

EDİCİ YAKLAŞIMLAR

dr haluk alan

DÜZENLEYİCİ TIP

AKupunktur TEDAVİSİ

Dr Haluk alan

beden ve ruh 

BİR BÜTÜNDÜR

dr haluk alan

Panik Atak ve Tedavisi

PANİK BOZUKLUĞU (Panik Atak)

 Panik atağı, çoğu zaman kişinin sonunun geldiği duygusunun da eşlik ettiği, yoğun endişe, korku ya da dehşete düşme duygularının birden başladığı bir dönemdir. Bu ataklar sırasında nefes darlığı, çarpıntı, göğüs ağrısı ya da göğüste sıkıntı hissi, soluğun kesilmesi ya da boğuluyormuş gibi olma duyumları ve "çıldıracağı" ya da kontrolünü kaybedeceği korkusu gibi belirtiler bulunur.
              Atak birden başlar ve hızla doruk düzeye ulaşır. Genellikle 10 dakikadan daha kısa bir süre içinde gelişir. Çoğu zaman buna yakında bir tehlikenin doğacağı ya da kişinin sonunun geldiği duyumu ve kaçma dürtüsü eşlik eder. Vücut üzerinde ya da düşünsel belirtiler; çarpıntı, terleme, titreme ya da sarsılma, nefes darlığı ya da boğuluyor gibi olma duyumları, soluğun kesilmesi, göğüs ağrısı ya da göğüste sıkıntı hissi, bulantı ya da karın ağrısı, baş dönmesi ya da sersemlik hissi, kontrolünü kaybedeceği ya da "çıldıracağı" korkusu, ölüm korkusu, karıncalanma hissi ve üşüme, ürperme ya da ateş basmaları şeklinde olabilir.

 Bu kişiler korkularını çok yoğun olarak tanımlarlar; Öleceklermiş gibi, kontrollerini kaybetmiş gibi, kalp krizi ya da inme geçiriyorlarmış gibi ya da "çıldırıyorlarmış" gibi olduklarını söylerler. Bu kişiler genellikle, atağın çıktığı yerden kaçıp kurtulmak için büyük bir istek duyduklarını da söylerler. Tekrarlayan ataklardan sonra yoğun korkuları yatışabilir.
             Panik bozukluğu kendisini nasıl gösterir?
            Panik bozukluğu kendiliğinden ortaya çıkan, beklenmedik panik ataklarının olması ile kendini gösterir. Panik atakları, oldukça kısa süren yoğun kaygı ya da korku dönemleridir. Çarpıntı, sık nefes alıp verme gibi belirtiler buna eşlik eder. Panik atakları olan hastalar çoğu zaman iç hastalıkları kliniklerine ya da acillere başvurdukları için çok değişik hastalık tanılarıyla farklı tedaviler görmektedirler. Bu hastalara bir çok tahlil yapılmakta ve maalesef çoğu zaman yanlış teşhisler konmaktadır.
             Panik atağın yaşanma sıklığı genelde değişkendir. Tek bir günde birden çok atak yaşanabileceği gibi, bütün bir yıl içerisinde sadece birkaç atak geçiren kişiler de olabilir.
             Panik atakların görülmesi panik bozukluğu tanısı koymaya yeter mi?
             Panik ataklar sadece panik bozukluğa özgü olmadıklarından kesin tanı için yeterli değillerdir. Panik ataklar, bir çok psikiyatrik bozuklukta görülebilir; özgül fobi, sosyal fobi, travma sonrası stres bozukluğu, depresif bozukluklar gibi…
            Panik ataklarının yaşam boyu görülme sıklığı, %3.5 ile %4 arasında değişmektedir. Panik ataklar kadınlarda erkeklere oranla 3 ila 4 kat daha fazla görülmektedir.
           Panik ataklar, daha çok genç erişkin dönemde başlar. 35 yaş civarında daha çok görülür. 45 yaşından sonra nadirdir. 
           Panik bozukluğu nasıl başlar?
           Genel gerginlik ve sinirsel rahatsızlık duyguları ile yavaş yavaş ve sinsi bir biçimde başlayabilir ya da akut anksiyete ataklarının birden patlak vermesi ile kendini gösterebilir. İlk panik atağı çoğunlukla kendiliğinden ortaya çıkan bir ataktır. İlk belirtiler genelde aşırı bir korku ve ölecekmiş gibi olma duyumudur. Hastalar kalp krizi geçirdiklerini düşünürler. Hatta hastalar kalp çarpıntılarının ve göğüslerinde duydukları ağrının ölmek üzere olduklarının birer belirtisi olduğuna inanırlar.  Panik atak genelde 5- 20 dakika sürer. Nadir de olsa bir saat kadar uzun sürebilir.
              Panik atağında belirti ve bulgular nelerdir?
              Panik bozukluğu olan hastalarda fobik bozukluk, depresyon, iki uçlu duygudurum bozukluğu, saplantı zorlantı bozukluğu sıklıkla birlikte bulunabilir.
             Panik bozukluğunda nöbetler dışında hasta genelde sağlıklı bir görünümdedir. Ancak panik nöbetin olduğu sırada hasta ileri derecede endişeli ve telaşlı görünür.
             Ne zaman geleceği pek kestirilemeyen ani ve ağır bir korku nöbeti bütün duygulanıma hakimdir. Panik nöbeti yatıştıktan sonra hastanın en önemli yakınması, panik nöbetini yeniden yaşama korkusudur.
           Genelde hastalar ölüm korkusunun yanı sıra, delirme ve kendilerini kontrol edememe korkusu da yaşarlar.
          Zaman zaman hastalarda hem kendilerini hem de çevrelerini doğru algılayamama gibi algısal bozukluklara da rastlanır.
          Çoğu hastanın yaşadığı, "atak ya tekrar gelirse" korkusu, "beklenti anksiyetesi" olarak adlandırılır.
          Ayrıca hastalarda çarpıntı ve sık nefes almaktan, uyuşma ve baygınlık duygularına kadar bir çok fizyolojik belirtiler de gözlenebilir.
          Çoğu zaman kişi bu panik sırasında öleceğinden ya da kontrolünü yitirip çılgınca bir şey yapacağından, örneğin deli olmaktan korkar. Aslında hastaya deli olmak ne demektir diye sorulduğunda bunun tanımlamasını da yapamaz. Bu bir korkudan ibarettir.Çoğu hastada yanlarında birileri olduğu zaman bu tür korkuların yatışdığı görülür. Ne varki atak geçirme beklentisi devam ettiği için hasta yine de huzursuzdur.
          Panik bozukluğun başlıca özelliği nedir?
" Tekrarlayan, beklenmedik panik ataklarından sonra en az 1 ay süreyle başka bir panik atak olacağına ilişkin sürekli bir kaygı duyma, 
" Panik ataklarının yol açabilecekleri ya da olası sonuçlarıyla ilgili olarak üzüntü duyma
" Ataklarla ilişkili olarak belirgin bir davranış değişikliği göstermedir.
          Panik bozukluğunda panik atakları hangi sıklıkta görülür?
         Atağın sıklıkları değişkendir. Haftalar ve aylar boyunca hiç atağın olmadığı dönemler yaşanabileceği gibi, her gün birkaç atakla da karşılaşılabilir.
         Panik bozukluğu olan kişilerde depresyon ve diğer anksiyete bozukluklarının görülme sıklıkları nedir?
         Panik bozukluğu olan kişilerin yaklaşık %60'ında majör depresif bozukluk ortaya çıkar. Ağır agorafobisi (açık alan korkusu) olanlarda panik bozukluğu sıklıkla diğer anksiyete bozukluklarıyla birlikte de görülür. Panik bozukluğu olan kişilerin % 15-30'unda sosyal fobi, %8-10'unda obsesif-kompulsif bozukluk, %10-20'inde özgül fobi ve %25'de yaygın anksiyete bozukluğu olduğu bildirilmiştir.
         Tedavi sonrası hastalığın tekrarlama riski var mıdır?
         Özellikle sadece ilaçlı tedavi uygulandığında yeterli güven ortamı oluşmadığından geri dönüşler daha kolay hale gelmektedir. Bilişsel Davranışçı psikoterapi yöntemlerinde ise geri dönüşler daha zor ve daha az olmaktadır. Eğer zaman zaman yapılması gereken tedavi sonrası görüşmeler aksatılmazsa, ağır bir psikolojik travma geçirilmediği sürece, tedavi kalıcı olabilmektedir.
         Tedavi şansı nedir?
         Bilişsel davranışçı psikoterapilerle yapılan tedavilerde başarı şansı yüksektir. 20-25 seanslık terapi görüşmelerinin sonunda başarı şansı %85-90'lara ulaşmaktadır. Sadece ilaçlı tedavideyse bu oran düşmekte, üstelik geri dönme ihtimali de bir hayli artmaktadır. Bu yüzden ilaç kullanıyor olsanız da bilişsel davranışçı psikoterapi ile tedavinizi daha etkili hale getirebilirsiniz.(6).
         Panik bozukluğu nasıl tedavi edilir?
         Bilişsel-davranışçı psikoterapilerle yapılan kombine tedaviler en ideal tedavi yöntemi olarak kabul edilmektedir. Bu psikoterapi yönteminin diğerlerine oranla panik bozukluğunda daha etkili olduğuna dair çalışmalar vardır. Gerektiğinde ilaçlar psikoterapiye destek olarak kullanılabilirler. Fobik bozukluklar genelde süregen rahatsızlıklar oldukları için tedavide yalnız başına ilaçlara dayanmak rahatsızlığın daha da uzamasına ya da hastanın ilaca karşı psikolojik bir bağımlılık geliştirmesine yol açabilmektedir. Özellikle uzun süreli ilaç kullanımları bir "güvenlik nesnesi" gibi algılanmakta ilaçsız yapamamayı beraberinde getirmekte ve adeta bağımlılığa yol açmaktadır.
           Panik bozukluğunda en etkili psikoterapötik yöntemin, "üstüne giderek alıştırma" tedavisi olduğu kabul edilmektedir. 

Son yıllarda EMDR terapisinin de etkili bir şekilde kullanıldığı bilinmektedir. 

Panik Atak Tedavisinde Akupunktur

Akupunktur (Psikoakupunktur) tamamlayıcı tıp mantığından hareketle kullanılmaktadır. Yararlı sonuçlar verdiğine dair bazı yayınlar bulunmaktadır. Akupunktur bir denge tedavisidir. Bu yüzden hem ruhsal ve hem de bedensel anlamda vücudun kendi iç dinamiklerinden yararlanarak dengeye ulaşmasında katkıda bulunur.

Panik atak hastalarının korku, kuşku ve endişelerine yönelik tedavide vücuttaki bazı kimyasalların (endorfin, serotonin, kortizol) salınmasında önemli katkılarıyla akupunktur ayrıcalıklı bir yere sahiptir. Söz konusu kimyasallar sanki dışarıdan ilaç alınmışcasına akupunktur noktaları aracılığıyla salgılatılır.  Akupunkturun ilaç tedavisine tercih nedeni, vücudun kendi kaynaklarından yararlanılan bu yöntemde, ilaç kullanımı sırasında gözlenen olası yan etkilerin görülmemesidir.

Akupunktur, beynin merkezinde yer alan limbik sistemi (duyguların merkezi)  düzenleyerek tedaviye katkıda bulunabilir.

Panik atak tedavilerinde ilaç tedavisi, psikoterapi ve akupunktur tedavilerinin kombine bir tedavi protokolü şeklinde bütüncül uygulamalarının daha yararlı sonuçlar doğuracağı düşünülebilir.

Yararlanılan kaynaklar:
1. Köroğlu E. Anksiyete Bozuklukları. Psikiyatri serisi, Hekimler Yayın Birliği, Ankara 1995
2. Köroğlu E. Sorular ve Yanıtlarıyla Anksiyete. Hekimler Yayın Birliği, Ankara1997
3. Güleç C. Psikiyatri ve psikoterapilerin ABC'si. Hekimler Yayın Birliği, Ankara 2003
4. Özakkaş T. Bütüncül Psikoterapi. Litera Yayıncılık, İstanbul 2004
5. Öztürk M.Orhan. Ruh Sağlığı ve Bozuklukları. Ankara 2002                                                                                  6. R.L.Leahy & S.J.Holland. Treatments Plans and Interventions for Depression and Anxiety Disorders. Guilford Pub. Inc. 2000.                                                                                                                                                            7. Abut M. "Psikoakupunktur" Yeditepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Akupunktur Ders Notları. 2011