DESTEKLEYİCİ VE TEDAVİ

EDİCİ YAKLAŞIMLAR

dr haluk alan

DÜZENLEYİCİ TIP

AKupunktur TEDAVİSİ

Dr Haluk alan

beden ve ruh 

BİR BÜTÜNDÜR

dr haluk alan

Sınav Kaygısı ve Akupunktur

Sınav Kaygısı

Sınav öncesinde kazanılan bilgilerin sınav esnasında etkili bir biçimde kullanılamamasına yönelik düşüncelerin oluşturduğu kaygıya sınav kaygısı denir. Adı üstünde sınav kaygısı, kaygı durumlarında görülen hemen tüm bedensel ve ruhsal belirtileri gösterir.

Sınav zamanları yakınlaştıkça kaygının arttığına tanık oluruz. Bunu genel gidişatın içinde normal karşılamak gerekir. Sınavlar için oldukça verimli bir hazırlık süreci geçiren öğrenciler bile böyle bir kaygıyı yaşayabilirler. Her ne kadar verimli bir çalışma yapıldı ise de sınavın kendine has (ve olması gereken) bir kaygısı vardır. Bir başka açıdan bakarsak bu kaygı aynı zamanda yararlıdır da… kaygının da yararı mı olurmuş demeyin. Sözünü ettiğimiz bu kaygı belli bir dozda tutulabilirse en önemli motivasyon aracı olarak değerlendirilebilir.

Kaygıları kabaca normal ve anormal olarak ikiye ayırabiliriz. Bilinen denenmiş şeylerden bilinmeyen, denenmemiş yeni şeylere geçiş sürecinde kaygıyı doğal olarak yaşarız. Bilinmezlik burada etkin bir rol oynar. Bu kaygıya insanların bir çoğu olağan tepki verirken, diğer bazıları daha farklı ve kendilerine zararlı olacak şekilde karşılık verebilirler.

 İnsanlar kaygılara adına savunma mekanizmaları dediğimiz (bastırma, yadsıma, yansıtma, entellektüalizasyon v.d.) yöntemlerle karşılık verirler. Kimi zaman  hepimiz bu yöntemlere başvururuz. Bu da normal kabul edilebilir. Ancak, savunma mekanizmaları yaşamın bir çok alanında ve aşırı miktarda kullanılmaya başlandığında artık yarardan çok zarar vermeye başlar. Kısa vadede bir çözüm üretiyor olsalar da uzun vadede bir takım sorunların doğmasına yol açabilirler. Kaygıların patolojik hal almaları işte bu noktada başlar. Muhakeme yeteneğinin kaybedildiği, fiziksel bir takım ihtiyaçların arttığı, konsantrasyonun bozulduğu, dikkatin dağıldığı bu süreçte kısır döngüye giren öğrenci bu durumdan kurtulmak için  çaba sarf eder. O anki ruh hali içinde bu çabalar bir işe yaramaz ve kişi daha da çıkmazın derinliklerine iner. Bu şekilde sınava giren bir öğrencinin başarılı olması düşünülemez.

 

Sınav kaygısı yaşayan kişiler sınava girdikleri ilk dakikadan itibaren yarım saatlik süre içinde kaygının neredeyse tüm belirtilerini yaşarlar; hızlı kalp atışları, sık nefes alma, kızarma, sararma, mide krampları ve bulantıları, sinirlilik ve gerginlik, terleme, titreme… 

Sınavda aslında daha önce öğrendiklerini hatırlayarak verimli bir şekilde kullanmak yönünde performans göstereceklerine kaygılı öğrenciler, performanslarının yeterliliği konusunda yoğun bir endişe içine girmektedirler. Başaramayacaklarını peşinen kabul ederler.
           Araştırmalar, sınav başarısında yaşanan düşük performans için, yoğun fiziksel uyarıma oranla endişe faktörünün etkisinin, daha fazla olduğunu göstermektedir. Çünkü sınav kaygısının özellikle etkilediği nokta dikkat mekanizmasıdır. Şüphesiz sınavdaki bir öğrenci, iyi bir sınav performansı sergileyebilmek için sınav sırasında dikkatinin tümünü sınav sorularına yöneltmek durumundadır. Ancak sınav kaygısı yüksek olan kişilerin yaşadığı endişe, dikkatin dağılmasına ve sınavla ilgili olmayan şeylere yönelmesine neden olur. Sınavdaki kişi,  dikkatini sınava vermekte güçlük çeker bu durum kişinin, sınav soruları ile kendi performansına yönelik değerlendirmeleri arasında kalmasına neden olur. Bir süre sonra dikkati bizzat sınava yönelik olmaktan daha çok düşük performansına, diğerleriyle kıyaslamalara yönelir. Başarısından kuşku duyar ve diğerlerinin kendisinden daha üstün performans göstereceğini düşünür. Böylece sınava odaklanması gereken zihinsel enerji, hedefinden uzaklaşıp, dağılır ve öğrencinin gösterdiği performans, potansiyelinin çok altına düşer.

Kaygıyla birlikte yoğun stres, sınav esnasında öğrencinin dikkat ve konsantrasyonunun tamamıyla dağılmasına yol açar. Hatırlamayı engeller, bilgilerin ya unutulmasına ya da hatırlanmış olsa bile karıştırılmasına neden olur.

Sınav Stresi ve Kaygısında Ne Yapılabilir?

Beynin harddiski olan Hipokampus sadece öğrenilen bilgileri depolamakla kalmaz aynı zamanda yeni beyin hücreleri yani nöron üretiminin yapıldığı bir merkezdir. Bütün bu özellikleri nedeniyle hipokampus unutkanlık problemlerinin kaynağını oluşturmaktadır. Uzun süreli stres ve beraberinde alarm yanıtı ile salgılanan stres hormonlarının hippokampustaki nöron bağlantılarını erittiği yapılan çalışmalarca gösterilmiştir. Bu hücrelerin arasındaki bağlantıların erimesi beraberinde unutkanlık problemlerini de getirmektedir.

Akupunktur uygulamalarının düzenli yapıldığında anksiyete (kaygı H.A.) ,stres gibi sorunlarla başa çıkmada etkili olduğu başta Yale üniversitesi olmak üzere bir çok üniversitede yapılan bilimsel çalışmalarca kanıtlanmıştır. Bu uygulamalar sırasında beyin strese ve onun olumsuz etkilerine karşı korunmaktadır. Bunun da ötesinde Elektroakupunktur uygulamaları sonucunda hafıza merkezi hipokampusun uyarıldığı yapılan fonksiyonel Manyetik resonans (fMRI) görüntüleme çalışmaları ile kanıtlanmıştır.( http://clinician.drcakmak.com/irisdetay.aspx?id=3)

 

Yukarıdaki bilimsel veriler ışığında Akupunktur Tedavileriyle sınav stresi ve kaygısında başarılı sonuçlar almanın mümkün olduğunu söyleyebiliriz.

Sınav stresini yenmeye yönelik sınav öncesinde ilaç almak olası yan etkiler (uyku hali, dalgınlık v.d.) nedeniyle çoğu zaman uygun değildir. Oysa Akupunkturda bu tür bir yan etkiden söz etmek mümkün değildir. Kulak ve vücutta bulunan bazı noktalara yapılan uygulamalarla son derece verimli sonuçlar alınmaktadır. Tedavi haftada 2 seans olmak üzere ortalama 10 seans şeklinde programlanmaktadır.

Sınav stresi ve kaygıya yönelik psikoterapi bağlamında yapılabilecek diğer (Nefes Egzersizleri gibi) tamamlayıcı tıp uygulamalarına ilişkin yazılarım için lütfen www.drhalukalan.com adresini ziyaret ediniz.